makale-3

Alkali Su İçmenin Faydaları

ALKALİN FİLİTRE: Alkalin filtre Kalsiyum, Magnezyum, Sodyum, Potasyum gibi toplam 10 çeşit mineralden oluşup suyunuza doğal anyon ve katyon minerallleri katar. Özel olarak seçilen mineraller aynı zamanda suyun pH seviyesini 7.5 ila 8.5 arasına yükseltir. %100 doğal içeriği ile Alkalin filtre suyunuzun mineral ve pH seviyesini optimum seviyede tutar.

ALKALİ SU İÇMENİN FAYDALARI

Suyunuzu Değişin Hayatınız Değişsin

Su hayattır.

Anne karnındaki ceninin %99’u, yeni doğan bir bebeğin %95’i sudur. Yetişkin bir insan vücudunun %70 – 75’i sudan meydana gelmektedir. Yaşlandığımızda vücudumuzdaki su oranı %50 – 60 civarlarına düşer. Öldüğümüzde ise vücudumuzdaki su oranı %35 – 40 civarlarındadır.

Buradan anlamanız gereken; vücudumuzdaki su oranı ne kadar yüksek ise, daha sağlıklı, kaliteli ve uzun bir yaşamın bizi beklediğidir.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), hastalıkların meydana gelme sebeplerinin %80 oranında suya bağlı olduğunu ve yine hastalıkların %80 oranında sağlıklı su ile önlenebileceğini söylemektedir.

Vücutta alkalite çok önemlidir…

Sağlıklı bir vücut için, hücrelerin doğal dengeli bir alkali ortamda bulunmaları gerekir.

Vücudumuz doğal dengeli bir alkaliteye sahip olursa, ömrünü tamamlayıp ölen hücrelerin yerine kendi kendine yeni sağlıklı hücreler üretir. Bu da yaşlanmayı geciktirir.

Ne yazık ki, vücudumuzun ve hücrelerimizin pH seviyesi; su kaybı (dehidratasyon), stres, düzensiz beslenme, asidik ve işlenmiş yiyecek ve içecekler nedeniyle düşer ve vücudumuz asidik hale gelir. Bunun sonucunda da vücudumuzdaki serbest radikaller artar.

Serbest radikaller, vücudumuzun yeni sağlıklı hücreler üretmesini engellediği gibi mevcut hücrelerin bazılarının değişime uğramasına ve bozulmasına (tümör ve kanser) neden olur. Bunun sonunda yaşlanma hızlanır, vücudumuzun hastalıklara karşı direnci düşer ve çeşitli hastalıklara meydana gelmeye başlar.

Artık piyasada suyu elektroliz ederek, alkali su üreten cihazlar ile farklı olarak nanoteknoloji ürünü ve doğal biyoseramik taşlarla suya yaydığı kızılötesi ışınlar, negatif iyonlar ve suya verdiği alkali minerallerle suyu alkali hale getiren ve ORP’yi düşüren cihazlar bulmak mümkün.

Suyu alkali hale getiren cihazlar, antioksidan alkali su içildikten sonra alkaliteyi yükselterek, vücudumuzun (çeşitli hastalıklar meydana getiren zararlı bileşenlerle ve serbest radikallerle savaşması için gerekli olan) antioksidan madde üretmesine katkı sağlar. Basit anlatımla vücudumuza adeta cephane temin ederek yardım eder.

Antioksidan Alkali Su, hücrelerde olağanüstü nemlenme (hidratasyon) meydana getirir…

 

Alkali Suyun Faydaları Nelerdir? – Alkali Suyun Yararları Nelerdir?

YÜKSEK KAN BASINCI
10 senelik çalışma hayatım boyunca araştırmalarımda mineraller özellikle yüksek kan basıncı ve diğer hastalıklarda görülen ionik kalsiyum önemli bir yer tutmuştur. Buna dayanarak söyleyebilirim ki 2-3 ay süresince hergün düzenli olarak alkali antioksidan su tüketmek kan basıncını yavaş yavaş dengeye düşürür; zira alkali antioksidan su kandaki kolestrolü çözen oldukça etkili bir çözücüdür.”
Prof. Kuninaka Hironaga Kuninaka Hastahanesi baş hekimi.

PRE-EKLAMPİK TOKSİMA
“Alkali Antioksidan suyun faydalarını birçok hastalığın iyileştirilmesinde; özelliklejinekolojik hastaların tedavisinde görüyoruz. Bunun en önemli sebebi ise antioksidan suyun toksinler üzerindeki nötrleştirici etkisidir. Seneler boyu süren araştırmalarımda gördüğüm antioksidan alkali suyun pre-eklampik toksima hastasıkadınlar üzerindeki olumlu etkileri olduğu ve bu hastalarımızın antioksidan su yardımı ile oldukça sağlıklı ve zeka seviyesi normal bebeklere göre daha yüksek çocuklar dünyaya getirebildikleridir.”
Prof. Watanabe Ifao Watanabe hastahanesi baş hekimi

KALP HASTALIKLARI
“Benim görüşüme göre antioksidan alkali suyun mucizevi özelliği onun toksinleri nötrleştirebilmesine rağmen bir kimyasal ilaç olmamasından kaynaklanıyor.Ayrıca farklı ilaçları farklı özel durumlara göre sınıflandırılmış hastalara ayrı ayrı verirkenantioksidan suyu genel olarak tüm hastalara verebiliyorsunuz. Örneğin 35 yaşında olan bir kalp hastam vardı. 5 sene boyunca hastalığı her geçen gün kötüye gitti ve Setagays Devlet Hastahanesi’nde yoğun tedavi altına alındı.Bu 5 sene süresinde çok sayıda iyi ve alanında uzman doktor tarafından tedavisine çalışıldı; ancak bir netice alınamadı. Geçen sene Ağustos ayında akrabalarıyla konuştuğumda umutsuz bir halde olduklarını ve hastanın ölümünü beklediklerini öğrendim. Bu aynı zamanda hastanın akrabalarından birinin antioksidan su üreten bir alkali- su cihazı aldığı zamana denk geliyordu… Şu an bu kişinin sağlık durumu gayet iyi ve vücudu kendini tekrar yapılandırıyor.”
Prof. Kuwata Keijiroo
EGZEMA
Egzema hastalığı kendini belli eden bazı deri durumları ile tanımlansa da ne olduğu ve ne gibi etkiler ile oluştuğu aslında tam açıklığa kavuşmamış bir hastalıktır. Ancak çoğu durumda bir dış tahrip etkisi ile meydana gelmektedir. Örneğin 70 yaşındaki bir hastam tam 10 senedir egzema hastalığı ile savaşıyordu ve özel bakım bile pek olumlu sonuçlar vermemişti. Savaş sonrasında bacaklarında meydana gelen akut egzema sonraki yıllarda kronik hale gelmişti. Sol bacağında olumlu sonuçlar elde edilmesine rağmen maalesef sağ bacağı hiç bir ilerleme göstermemişti. Öyle ki bu bacağında kaşımalar yüzünden sık sık kanamalar meydana geliyordu. Ona antioksidan Alkali suyu denemesini tavsiye ettim. Kendisi bir Alkali-Su cihazı alarak her gün antioksidan alkali su içmeye ve yine jeneratörden sağladığı asidik su ile banyo yapmaya başladı. Yanlızca 2 hafta sonra bacağındaki tüm yaralar kurudu. Toplam 15 ay içinde de egzema hastalığı tamamen geçti”
Prof. Tamura Tatsuji Keifku Rehabilitasyon Merkezi

ALERJİ
Hastam olan Polis Araştırma Enstitüsü başkanı Sayın Yamada birçok alerjik eplikasyondan muzdaripti. Uzun süreler tedavi olmaya çalıştı ancak bir ilerleme kaydedilemedi. Sonraları kendisi antioksidan su kullanmaya başladı. Bu işe yaradı ve bir süre sonra alerji belirtileri tamamen yok oldu. Her türlü yemeği tükettiği halde herhangi bir alerjik durumla karşılaşmaması yüzünden şu an halinden oldukça memnun. Ayrıca benimde alerjim olduğu için antioksidan suyu bende kullandım ve oldukça işe yaradığını gördüm. Bunun üzerinde konuyu biraz araştırdım. Sonuçta incelediğim her alerji vakasında antioksidan mineral eksikliği olduğunu keşfettim. Bu sayede vücut aşırı duyarlı hale geliyor ve alerji kolaylıkla yayılabiliyordu. Duyarlılığı dengeye getirebilmek için de damardan kalsiyum çözeltisi zerk etmek gerekiyordu. Böylece aslında içinde ionik kalsiyum bulunan antioksidan alkali-suyun alerjiyi nasıl yok ettiğini de öğrenmiş oldum”
Prof. Kuninaka Hironaga Kuninaka Hastahanesi baş hekimi

SİNDİRİM SİSTEMİ PROBLEMLERİ
“Antioksidan Alkali-suyun midedeki esas etkisi salgılamayı nötrleştirmesi ve mide fonksiyonlarını güçlendirmesinden ileri gelmektedir. Antioksidan Alkali suyun midedeki gastrik salgıların pH dengesini sağlayarak Hipoklorhidra (gastrik suyu fazlalığı) ve Aklorhidra (gastrik suyu azlığı) hastalarının problemlerini çözdüğü kanıtlanmıştır.”
Prof. Kogure Keizou Juntendo Hastahanesi Kogure Kliniği

DİYABETİKLER
“Bir süre önce ilaç yerine antioksidan Alkali-su ile tedavi etmeye başladığım diyabetik hastalarım arasından 15 kişi seçilerek Tokyo Üniversitesi’ne çaşitli testler ve gözlemler yapılmak üzere ***ürüldü. Açıkçası bazı durumu ciddi hastalarım bu tedavi yönteminden biraz tedirgin olmaktaydılar. Çünkü antioksidan Alkali-su verilen hastaların kan ve idrarlarındaki şeker miktarı 300 mg/l’den 2 mg/l’ye düşüyordu. Bazı hastaların bu şekilde günde 5-6 kez kan testine girdiği ve durumlarının oldukça normal olduğu gözlendi.Yemek sonrası testlerde de kan şekeri ve idrar oranları 100 mg/l : 0 mg/l çıktı. İdrardaki şeker tamamen yok oluyordu.”
Prof. Kuwata Keijiroo

OBEZİTE
“Vücudumuzda alınan gıdaların yakılması durumu yine vücudumuzda bulunan vitamin ve minerallerin miktarına bağlıdır. Proteinlerin karbonhidratların ve yağların aşırı alınması durumunda da bu vitamin ve minerallere olan ihtiyaç artacaktır.Antioksidan Alkali- suyun ihtiva ettiği ionik kalsiyum sayesine yiyeceklerin yakılma işlemi kolaylaşır. Bu sebeple obezite hastalarına antioksidan Alkali-suyu tavsiye ediyoruz”
Prof. Hatori Tasutaroo Akajiuji Kan Merkezi baş hekimi

Her Su Aynı Değildir

Bilinenin aksine sağlıklı diye içtiğimiz birçok su aslında sağlıklı değildir…

  • Musluk suyu oksitleyici ve yüzey gerilimi yüksektir. Klor ve değişik zararlı maddeler içerebilir.
  • Artezyen (kuyu) suları oksitleyici ve yüzey gerilimi yüksektir. Değişik kirleticiler, ağır metaller ve tarım ilaçları içerebilir.

Su yüzey gerilimi nedeniyle normalde 12-15 su molekülünün bir araya gelmesinden oluşan su parçacıklarından meydana gelir.

Antioksidan Alkali Su Cihazları suyun yüzey gerilimini düşürür. Bu sayede büyük su parçacıkları parçalanır ve 5-6 su molekülünden oluşan daha küçük su parçacıkları meydana gelir. Küçülen su parçacıkları vücudumuzun en kuytu ve en ücra köşelerine kadar yayılıp hücre zarından içeriye girer. Böylece su, vücudumuzun bütün hücreleri tarafından kolayca emilir ve vücudumuzun nemliliği (hidratasyonu) artar. Vücudumuz suya doyar, cildiniz kurumaz.

Biz fark etmesek de (hareketsiz sabit durduğumuzda ve uyuduğumuzda bile) vücudumuzda sürekli bir terleme ve su kaybı meydana gelmektedir. Vücutta yeterli miktarda su bulunursa (vücut suya doymuş ise) toksinlerin bir kısmı bu terleme sayesinde atılabilir. Vücudumuz soya doymamış ise vücut su kaybını önlemek isteyecek, dolayısıyla terleme minimum seviyede kalacak ve toksinlerin vücuttan atılması gerçekleşmeyecektir.

Alkali su içilmeye başlandıktan sonra vücuttaki ve ciltteki fark ( nemlenme) kısa sürede hissedilir.

Suyu alkalize eden cihazlar aynı zamanda suya mineral (Ca, Mg, K ve Na) takviyesi de yaparak suyu mineral yönünden zenginleştirir. Alkali Su içenler kısa zamanda daha sağlıklı hale gelir, kendilerini daha zinde hissederler ve daha fazla su tüketmeye başlar. Sonuç ise; sağlıklı, enerjik ve alkali bir vücut olacaktır.

Hepimiz zaman zaman SERBEST RADİKALLER ve ANTİOKSİDAN kelimelerini duyarız. Peki bu kelimelerin ne anlama geldiğini gerçekten biliyor muyuz… ?

Serbest radikaller, vücudumuzda oksidasyon (yükseltgeme) etkisi göstererek yaşlanmaya ve hücre bozulmalarına neden olan kararsız, stabil olmayan Oksijen atomları barındırırlar. Serbest radikaller; sağlıksız ve kirli sular, gazlı içecekler, kirli hava, bozulmuş ve genetiği ile oynanmış işlenmiş yiyecekler nedeniyle vücudumuzda oluşur ve artar. Stres, üzüntü ve depresyon da bu duruma olumsuz anlamda kakı sağlar.

Serbest radikaller sürekli olarak elektron ihtiyacı duyar. Şayet vücudumuzda yeteri kadar antioksidan madde yok ise, serbest radikaller elektron ihtiyaçlarını hücrelerimizden elektron alarak karşılar. Bu durum yaşlanmanın ve hücre bozulmalarının (kanser) nedenlerinden birisidir. Antioksidanlar vücudumuzdaki serbest radikalleri nötralize ederler.